|
Pazar, 20 Åžubat 2011 00:45 |
|
* Yol uzun veya kısa farketmez,yurümedikden sonra bitmez
|

|
Bir mağara düşün dostum. |
|
Cumartesi, 17 Temmuz 2010 08:20 |
|
Bir mağara düşün dostum. Girişi boydan boya
gün ışığına acık bir yeraltı
mağarası. İnsanlar düşün bu mağarada.
Çocukluktan beri zincire vurulmuş hepsi; ne yerlerinden
kıpırdamaları,
ne başlarını çevirmeleri kabil, yalnız karşılarını
görüyorlar. Arkalarından bir ışık geliyor..
uzaktan, tepede yakılan bir ateşten. Ateşle aralarında
bir yol var, yol boyunca alçak bir duvar. Gözbağcıları
seyircilerden ayıran setleri bilirsin, üzerlerinde
kuklaları
sergilerler, öyle bir duvar iste... Ve insanlar düşün,
ellerinde
eşyalar: Tahtadan taştan insan veya hayvan
heykelcikleri,
boy boy, biçim biçim. Bu insanlar duvar boyunca
yürümektedirler,
kimi konuşarak, kimi susarak. Garip bir tablo
diyeceksin,
hele esirler daha da garip. Doğru.. O esirler ki ömür
boyu
başlarını çeviremeyecek, kendilerini de, arkadaşlarını
da, arkalarından geçen nesneleri de duvara vuran
gölgelerinden
izleyecekler. Şimdi de mağarada seslerin yankılandığını
düşün.. Dışarıdan biri konuştu mu, esirler
gölgelerin konuştuğunu sanır, öyle değil mi?
Kısaca onlar için tek gerçek var:
Gölgeler.
|
|
Pazartesi, 12 Temmuz 2010 07:48 |
|
korku mu büyütür bizi?
büyümek zorunda mı hissediriz kendimizi korkunca.
karşılaştığımızda ne yapacağımızı bilmediğimiz bizi ölesiye korkutan şeylere mi borçluyuz büyümeyi.
karanlıktan korktuğumuz içinmi ışığı bulduk,
hastalıklardan korktuğumuz için mi gelişti tıp,
rüzgardan ,yağmurdan,kardan ,fırtınadan korktuğumuz içinmi evler yaptık kendimize
yalnızlıktan korktuğumuz için mi birlikte yaşamaya başladık, köyler kasabalar kurduk, evlendik,çocuk sahibi olduk.
|
|
|